eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
30°C
Ankara
30°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
31°C

Yenilikçi Adımlar

Yenilikçi Adımlar

Gözlerimizi kapatalım. İlk aklımıza gelen gelecekle ilgili kurulan hayallerdir. İster gerçekleşmesi mümkün olsun ister olmasın her insanın düşündüğünde gülümsediği bir hayali vardır.

O halde şu soruyu soralım kendimize; insanoğlu geleceği düşleyerek kurduğu hayale bu kadar cesurca yaklaşırken geleceği dinamik tutan yeniliklere niçin endişeli yaklaşmaktadır? Bir güvence vermediği için mi yoksa adapte olabilir miyim endişesi yüzünden mi?

11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgın(korona kıranı) olarak kabul edilen ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 gribi, toplumda panik ve korkuya neden olmuştur. Aslında tarihimiz incelendiğinde buna benzer olayların sürekli tekerrür ettiğini incelemekteyiz. Mesela; 1918-1919 İspanyol gribi ya da 1957-1958 Asya gribi gibi salgın hastalıklarda insanlık, hem can hem de mal bakımından etkilenmiştir. Çözüm olarak ise; toplum, ayakta kalmak için yenilikler yapmış ve gelecek yıllara emin adımlarla ilerlemiştir. Yakın zamanda farklı bir isimle hayatımızı etkisi altına alan Covid-19 gribi ise, başta paniğe sebep olmuş ve ölüm oranlarının fazla oluşu sonucunda yetkililer tarafından halk, toplumsallıktan bireyselliğe mecbur bırakılmıştır.

Yaşamak için yaşamaya devam etmemiz gerektiği düşüncesiyle, zaman içerisinde bu duruma adapte olunmaya başlanmış ve hayatımızın her alanında (sağlık, siyaset, ekonomi, eğitim vb.) kendini restore etme imkanı sağlanmıştır. Bir eğitimci olarak önce kendi alanımıza odaklanmaktayız. 102 ülkede okullar kapatılmış ve 900 milyon öğrenci okuldan uzaklaştırılmıştır. Başta dezavantaj gibi görülen bu durum avantaja çevrilmiş ve eğitim sisteminde köklü yeniliklere imkan sağlanmıştır. Bunların başında;

-Öğretmenlerin dijital teknolojileri eğitime entegre etmek için gerekli pedagojik ve teknik becerilerin gelişimi sağlanmıştır.

-Velilerin eğitime aktif katılımı sağlanmış ve okul aile bağları güçlendirilmiştir.

-Okul yönetiminde öğrencilere sağlık takip sistemleri kurulmuştur. Ayrıca öğretmen ve öğrenci sağlığını ön plana çıkaran politikalar geliştirilmiştir.

-Okulların işlevinde ise; gelecekteki okul planları yeniden gözden geçirilerek daha sağlıklı okul koşulları sağlanması için çalışmalara başlanılmıştır.[1]

-Son olarak bu yeniliklerin oluşturulmasındaki temel kaynak, öğrencilerdir. Eğitimin dijital platforma geçmesiyle birlikte öğrencilerin teknolojik beceri geliştirilmesi sağlanmıştır. Dersler defalarca izlenmiş, öğrenciler anlamadıkları yerleri çözüme kavuşturmuşlardır. Ayrıca eğitim; zamandan ve mekandan bağımsız olarak öğrencinin istediği yerde derse girebilme rahatlığı sağlanmıştır. Yeme, içme, kıyafet gibi maddi durumu etkileyecek harcamalar olmamış böylelikle eşitlikçi bir düzen hakim olmuştur. Bununla birlikte; salgın(korona kıranı) döneminde hastalığın bulaşması engellenerek sağlığımız açısından daha korunabilir bir yol izlenmiştir.

Sonuç olarak; yerimizde durduğumuz her bir saniye geriye gittiğimizin göstergesidir. Bu sebeple; Covid-19 krizi, ilk başta eğitim sisteminin bitişi olarak değerlendirilse de daha yenilikçi ve güçlü bir sistem meydana gelmiştir. Yapılan özel düzenlemeler salgın bitse de sistemimizde kalıcı bir iz bırakacaktır. Çünkü çevrimiçi öğrenme zamanla daha da gelişecek ve hızlanacaktır. Böylelikle teknolojinin yararlı bulunan yönlerini sürdürmek için kendilerini daha sistematik bir şekilde düzenleyeceklerdir. Bu sayede; değişimin gelişim olduğu bir dünya da düşünülen her bir yenilik eğitim sistemimize bir tuğla daha konması demektir. Çünkü bizler biliriz ki; yaşanılan olaylar, fırsata çevrildiği takdirde başarı mümkün olmaktadır.

Son olarak yazımızı David Harsent Lawrence’in şu sözleriyle noktalayalım: “Aslında trajik bir çağ bizimkisi, bu yüzden onu trajik olarak görmeyi reddediyoruz. Büyük tufan kopmuş, yıkıntıların arasındayız şimdi, yeni yeni küçük yaşam alanları kurmaya, küçük küçük umutlar beslemeye başladık” der ve ekler: “Dünya başımıza yıkılmış olsa da yaşamak zorundayız.”[2] Bu çağda yaşamak, başlı başına bir direniştir. Güzellikle kalın..

                                                       KAYNAKÇA

Lawrence, D. H. (2021). İki Mavi Kuş. Can yayınları.

Tamer Sarı, F. N. (2020). Pandemi Dönemi Eğitim: Sorunlar ve Fırsatlar . Turkısh Studies .


[1] (Tamer Sarı, 2020)

[2] (Lawrence, 2021)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.