eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
30°C
Ankara
30°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
31°C

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Estetik Eğitim

    “Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk” N. Fazıl Kısakürek’in Çocuk şiirinde geçen cümledir. Çocuğun eğitiminin daha annesinin bedeninde iken başlanması gerektiğini naif bir dil ile anlatan dize. Annelerinin kucağından alıp eğitmeye başladığımız çocuk acaba nasıl bir cevher barındırıyor. Bu cevher ince işçilikle şekillendirilip parlatılması için mi biz eğitimcilerin ellerine veriliyor. Yoksa rastgele darbelerle yontulmuş, ya da hiç işlem görmeden mi getirilmiş öğretmeninin ellerine bırakılmış. Eğitim yuvasına her cins cevherden, ailesinin özellikle de annesinin katkısıyla şekillenmiş, yarı şekillenmiş ya da hiç şekillenmemiş çocuklarımız gelir.

    Bu cevherlerden pırlanta oluşturmak artık aile, okul ve sistem üçlüsünün görevidir. Bu çocuklar toplumun yeni neslidir. İyi bir nesil yetiştirmek ise oldukça meşakkatli ve uzun bir süreç gerektirmektedir.

    Eğitim öğretim programında yüksek amaç, insanı ruhsal ve davranışsal açıdan en yetkin biçime kavuşturmaktır. Bireyde kişiliğin gelişmesine yardımcı olmanın yanında, bireyin içinde bulunduğu toplumsal gruba uyumunu sağlamaktır. Bunu gerçekleştirebilmek için gerekli olan birçok adım vardır; bunların en önemlisi estetik eğitimdir. Estetik eğitim, kendi başına bir eğitim biçimi değildir; çünkü kendine özgü özel bir konusu yoktur. Estetik değerler bütünüdür. Estetik değerler, insanlar tarafından duygusal olarak algılanabilen dünyanın, özümlenişinden ortaya çıkmaktadır. Estetik eğitimin güçlü bir dayanağı sanat eğitimdir. Sanat eğitimi çocukların dünyayla estetik ilintilerinin oluşması ve gelişmesinde özel bir rol oynamaktadır. Çocuklar kavramlaştırarak düşünmeyi oluşturmadan önce, dünyayı anlamak için herhangi bir türdeki sanattan doğal olarak keyif alırlar. Sanat, duyguların ifadesidir, estetik olarak bir şeyin hoşa gidebilecek şekilde sunumudur. Estetik eğitim, dolayısıyla sanat, sadece bakmayı değil “görmeyi”, duymayı değil “işitmeyi”, dokunmayı değil “hissetmeyi”, tatmayı değil “lezzet almayı” öğretmektir. Güzeli arayan, güzellik kaygısı ve estetik duyarlılık taşıyan insanlar yetiştirmektir.

    Çocuklar kendi yaradılışlarında var olan estetik potansiyellerini devam ettirmek için yeterince desteklenmedikleri zaman, günlük yaşamlarına nüfuz eden estetik tecrübelerini kaybederler. Desteklenmemeleri yalnızca akademik olarak eğitilmeleri demektir. Eğitimi sadece akademik olan kişi, fazla içe dönüktür, somut manaya doğrudan bir katılımı vardır; mekanik düşünme denilen tek yönlü düşünmeleri gelişmektedir. İnsanların tek yanlı olarak geliştirilmeleri, o yeteneğin bağımsız olarak gelişmesine katkı sağlamaktadır. Fakat insan şahsiyetindeki harmoniyi bozmaktadır. İşte kaybolan bu bütünlüğü ve uyumu tekrar kurabilmek için, duygu ile aklı bir bütün halinde birleştirecek olan sanatın yani estetik eğitimin esas alınması gerekmektedir. Estetik eğitimde amaç nedir? Estetik eğitimden kasıt, büyük sanatçılar yetiştirmek değildir. Amaç, çocukların sadece sanat kabiliyetlerini değil, aynı zamanda onların tüm fizikî ve zihnî gelişimlerini ilerletmektir. Bu nedenle günlük yaşamlarında veya okulda estetik tecrübeyle iç içe olmaları konusunda cesaretlendirilmelidir. Resim yapma, masallar, aritmetik sanat ve hareket sanatı (ritm) gibi estetik etkinlikler çocukluk döneminde, estetik dünya ile bağlantılı olarak çocukların zihinlerini zenginleştiren estetik öğretimin repertuarlarını sağlar. Estetik eğitim ile dilin estetik fonksiyonuna odaklanarak ve hayal güçlerine ilham vererek de çocuklar estetik dünyaya davet edilir. Doğayı, eşyayı yalnız tanımak değil de onları güzellik düşüncesiyle, duygu ve heyecanla çağrışım yapmak ve küçükten beri bunu alışkanlık edinmiş olmak gerekir ki estetik eğitimin arzu edilen sonuçları alınabilsin.

    Estetik eğitim programının içeriğinde matematik ve fen dahil tüm konularda sanat uygulaması bulunmaktadır. Çocuklar, tıpkı yağmurlu bir günde parkta yürürken özel, bir tür hissetme ve duyma duygusunu yaşadıkları gibi fen dersinde okul bahçesinde yetiştirilmekte olan bir ağacın resmini çizerek ve onu gözlemleyerek estetik bir tecrübeyi yaşayabilirler. O ağacın büyümesinde ki aşamaları görüp yaratılış hikmetini sezebilirler. Estetik bir biçimde yaratılmış bu dünyayı, diğer canlıları ve insanın özelliklerini öğrenebilir; zengin bedensel duyularıyla, köken olarak ahenkli, ritmik ve dinamik olan evrenin, düzen ve güzelliğine bağlantı kurarlar.

    Estetik eğitimin esas amacı bireyin her türlü düşüncesini, duygusunu ve eylemlerini güzellikle ortaya koymasını sağlamaktır. Güzel düşünüş güzel davranışa, güzel davranış alışkanlıklara, alışkanlıklar karaktere dönüşür. Bireyin karakterinde erdem ve güzel ahlak olarak yeşerir. Estetik eğitimin temel ögesi olan öğrencilerin her türlü düşünme ve eylemlerindeki güzelliğin meyve verdiği yer ahlaktır. Okul koridorunda yere düşen arkadaşını elinden tutup kaldırarak gösterdiği güzel davranışından aldığı haz ile bu davranışı benimseyip hayatına yerleştirecek, estetik bir davranış kazanmış olacaktır. İnsanın güzelliği ahlakında somutlaşarak sabit hale gelecektir.

    Eğitim, sanatsal bir faaliyettir. Sanatın önceliği ise ruh ve estetik olduğu için eğitim de, insan ruhunu ve estetiğini öncelemelidir. Eğitimin bütün muhataplarının (Sistem, aile, okul, öğretmen, öğrenci, yönetici, yazar…) amacı tarihimizde var olan bilge, kâmil, sadık, yetkin, kahraman, cesur, merhametli, civanmert, ölçülü, şahsiyetli, umut dolu, vatanperver özelliklere sahip insan yetiştirmek olmalıdır. Bunun için neler mümkündür? Öncelikle kişilik gelişiminin potansiyeli bu yönde desteklenmelidir. Çocuğun ve gencin kendisinde var olan estetik gücün, dışa vurulması, estetik beğeni duygularıyla eğitilmesi, kişilik gelişiminde son derece önemlidir. Güzellik duygusunun içine giren birey, kişiliğinin güzelliklerini üretebilir. Bu süreç ise, kişiliğin duygu alanının incelmesini, duyarlık ve görüş kazanmasını, çirkin ve kötünün ayırdına varmasına neden olur. İçinde bulunulan dünyanın kötü yönlerinden kurtulmak için öncelikle güzeli aramak ve bilmek gerekir. Estetik bakış açısı kazandırılan çocuk, estetik duygularının güzeli hatırlatmasından dolayı hayatında belli bir disipline ulaşır ve güzeli arayan, güzellik kaygısı ve estetik duyarlılık taşıyan bireyler yetişir.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Suna Yıldız dedi ki:

      Eğitimde estetik hayata estetik katar makalenin çok istifadeli olmuş teşekkürler