Bulgaristan cumhurbaşkanlarından Todor Jivkov Bulgarlaştırma kampanyasıyla anılır. Türk köylerini, beldelerini ve Türklerin şahsi isimlerini zorla Bulgarca isimlerle değiştiriyordu. Bu yönde büyük bir kampanya başlatmıştır. Bu kampanya Özal dönemine denk gelmişti ve Belene kampıyla meşhur olmuştu. Ardından isteyenlerin Türkiye’ye göç etmesine izin verildi. Türkler bu müsaade ile doğdukları ve yaşadıkları topraklardan kitleler halinde Bulgaristan’dan kopup geldiler. Bunun üzerine binlerce on binlerce soydaş Türkiye’nin yolunu tuttu. Bulgaristan’da Komunist Partisi ve Jivkov bu kampanyayı yürütürken Suriye’de de daha erken devrede buna benzer bir kampanya yürütülmüştür. Suriye’de bu kampanya Baas iktidarı ve Emin Hafız ya da Hafız Esat dönemine rastlamıştır. Lakin Esat veya seleflerinin yaptıkları dar dairede kalmıştı. Çok fazla afişe olmamış, duyulmamış ve yaygınlaşmamıştır. Bunun bazı nedenleri olabilir. Her ne kadar Halep-Lazkiye hattında ve kırsalında ve sahilinde Türk köyleri olsa da bunlar çok bilinmiyorlardı.
2015 sonrasında Ruslar devreye girince Bayır Bucak köylerini acımasızca bombalamışlardı. Adeta Jivkov’un devamını temsil ediyorlardı. 1958 (-61) yılında Mısır ie Suriye arasında Birleşik Arap Cumhuriyeti çatısı çatılmadan Nuri Said Paşa ile birlikte Adnan Menderes Suriye’yi sola kaymaktan korumak için bir dizi tedbir alıyordu. Hatta o dönemde Türk tankları Suriye’nin kuzeyine girmeye hazırlanıyorlardı. Lakin uluslararası siyasi ortam bu askeri harekata pek müsait değildi. Amerikan yönetiminin kimin yanında durduğu da pek belli değildi. Kaypak davranıyordu. Bugün PYD ile Türkiye arasındaki tercihine benziyor. Bu ortama güvenerek bir harekat düzenlemek, yürütmek riskli olabilirdi. Türkiye Batı Trakya ve Kıbrıs’takine benzer Suriye’de de örtülü faaliyetler içindeydi. Bu örtülü faaliyetlerden birisinin kahramanı Çavuş Amca isimli Sekizler köyü sakinlerinden bir zattır. O dönemde Ankara’ya geldiğinde Adnan Mienderes kendisini kapıda karşılamakta ve hürmet etmektedir.
Yaklaşık 20 sene sonra (1958-1978) bu köye yani Bap’a bağlı Sekizler köyüne imamet için giden bir arkadaş Çavuş Amcanın misafiri olur. 1980 öncesinde Hama’da külliye tabir edilen El Ma’had eş Şer’i medresesinde okumaktadır. Ramazan ayı gelip çattığında bir arkadaşı Halep’in kırsalında bir Türk köyüne giderek imamette bulunmasını tavsiye eder. Medrese ramazan ayında tatildedir. O da denileni yapmış ve Çavuş Amcanın bulunduğu Türk köyünde ramazan boyunca tanrı misafiri olmuştur. Eski bir Türk casusu olan Çavuş Amcadan Menderes dönemi hikayelerini ve olaylarını dinlemiş. Baas iktidarına kadar Türkçe isimler taşıyan Türk köyleri bilahare Jivkov kampanyalarına benzer kampanyaların kurbanı olmuştur. Mesela Sekizler köyünün ismi ‘Mesmene’, ‘Eşekler köyünün’ ismi ise Himariye olarak değiştirilmiş. Türkiye ile Suriye arasındaki kuşakta yer alan bazı köylerin isimleri değiştirilmiş. Halbuki Çiçekli ve Kuvvetli gibi cumhurbaşkanlarının isimleri de tam ya da yarım Türkçedir. İsim değiştirme kampanyaları tarihi hafızayı silmek anlamına geliyor. Kültürel soykırımdır.
Hepimizin geçmişten ders çıkarması ve yerleşik isimlerle oynamaması yerinde bir davranış olur.