eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
26°C
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
27°C

Dr. Münir TEZCAN

1972 yılında Konya ilinin Kadınhanı ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Konya Endüstri Meslek Lisesini bitirdikten sonra 1990 yılında girdiği Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1995 yılında mezun oldu. Aynı yıl Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesinde öğretmenliğe başladı. Kahramanmaraş’ta çeşitli okullarda öğretmen olarak çalıştı. Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslâm Bilimleri Tefsir Anabilim Dalında “Kur’an’ın Engellilere Yaklaşımı ve İslâm’ın Engellilere Tanıdığı Kolaylıklar” adlı tez çalışması ile 2006 yılında yüksek lisansını; Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Tefsir Anabilim Dalında “Kur’an’da İnsanın İç Denetimi” adlı teziyle de 2019 yılında Doktorasını tamamladı. 2009 yılında Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ilköğretim müfettiş yardımcısı olarak atandı. 2012 yılında müfettiş oldu. Halen 2014 yılında tayin olduğu İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde eğitim müfettişi olarak görev yapmaktadır. Yüksek lisans ve Doktora çalışmaları kitap olarak yayımlanmıştır.

    Engellilik ve Özel Eğitim Üzerine-4

    Değerli okurlarım yapılan yasal düzenlemelerle engelli birey ve ailelerine pek çok alanda haklar tanındığını, özellikle eğitime erişimlerinin sağlanması için geniş imkânlar sunulduğunu, engelli bireylerin destek eğitimi giderlerinin Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla aktarılan ödenekten karşılandığını önceki yazımızda ifade etmiştik. Bu bölümde on iki ay boyunca devlet desteği ile verilen eğitimlerde ne durumda olduğumuzu genel hatları ile değerlendireceğiz.

    2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Milli Eğitim İstatistikleri yayınına göre özel eğitim ihtiyacı olan bireylere sağlanan destek eğitimi imkânından 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılında 384.471 özel destek ihtiyacı olan birey yararlanmıştır. 2.864 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde 29.672 öğretmenle bu destek eğitimleri verilmiştir. (Bkz. Millî Eğitim İstatistikleri Örgün Eğitim 2020-2021). Rakamlar sağlanan devlet desteği katkısının boyutunu ortaya koyar niteliktedir. Zira bir birey için eğitsel tanılamasına göre bir ayda sekiz ders saati bireysel ve/veya dört ders saati grup eğitimi verilmektedir.

    Bazı durumlarda özel eğitim ihtiyacı olan bireye verilecek eğitim, devlet desteğini aşan bir seviyede de olabilmektedir. Bu durumda aileler ek ücretle eğitim desteği almak zorunda kalmaktadır. Ancak herkes bu ek ücreti veremediğinden özel eğitimden arzu edilen sonuç alınamamaktadır. Kimi veliler de çeşitli sebeplerle özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarını özel eğitim tanılaması için rehberlik araştırma merkezlerine götürmemekte ve devletin sağladığı özel eğitimi almaktan çocuğunu mahrum bırakmaktadır. Daha önce belirttiğimiz üzere eğitim sürecinde asıl hedef bireyin toplumla bütünleşmesi ve kaynaşmasıdır. Eğitimden mahrum bırakılan veya yeterli seviyede eğitim alamayan her birey bu bütünleşme ve kaynaşmadan uzak kalmaktadır.

    Verilen desteklerin sayısındaki artışa karşın uygulamada bazı sorunlar yaşandığını da belirtelim. Şahıslar tarafından işletilen özel öğretim kurumu statüsündeki Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerine verdikleri destek eğitimleri karşılığında Bakanlık bütçesinden her ay ödeme yapılmaktadır. Bu noktada ticari kaygılar ön plana çıkmakta/çıkabilmekte ve çeşitli suiistimaller yaşanmaktadır. Bakanlık eğitimde kamera sistemine geçerek yapılmadığı halde ücreti alınan ders saatlerine son vermek gibi suiistimalleri önlemeye yönelik bazı tedbirler almıştır.

    Lisans düzeyinde eğitim almış özel eğitim alan mezunları ekseriyetle resmi kurumlarda görev almayı tercih etmektedirler. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde daha çok üniversitede farklı alanlardan mezun olmuş, kurslara katılarak sertifika almış uzman öğreticiler çalışmaktadır. İş Kanunu kapsamında çalışan uzman öğreticilerin iş güvenceleri olmadığından ve genel olarak özlük hakları da iş doyumları ve işe bağlılıklarını artıracak düzeyde bulunmadığından eğitimin niteliğini etkileyecek “çalışan” kaynaklı bir sorundan da söz etmek mümkündür.

    Sonuç olarak özel eğitim gereksinimi olan bireylerin eğitimleri için devletin sağladığı katkıdan maksadın hâsıl olabilmesi için genel olarak bütün eğitim sisteminde tartışılan “nitelik” konusuna eğilmemiz gerektiği açıktır. Atılan doğru adımların hedefine ulaşmasının

    eğitimin kalitesini artırmaktan geçtiği de aşikârdır. Yapılan bütün iyileştirmelere karşın engellilerin devam eden genel sorunlarına gelecek yazı dizimizde başlıklar halinde temas ederek asıl konumuz olan “Kur’an’da Engelliler” konusuna giriş yapmak üzere….

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.