eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
30°C
Ankara
30°C
Açık
Cuma Açık
32°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
31°C

Nurcan ŞARLAYAN

İlk, orta ve lise eğitimini Kırıkkale'de, Üniversite Eğitimini Gazi Üniversitesi Meslekî .Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetim alanında Tezli yüksek lisans eğitimini tamamladı. "Estetik Eğitim" isimli tezi, aynı konuda yayımlanmış yazıları ve "Eğitimde Nezaket" adlı kitabı bulunmaktadır.

    Eğitim Mekanlarının Estetiği ve Renkler

    Alemdeki güzellik ve düzenlilik ilahi bir sanattır. Güzellik, bir düzen, birlik, uyum, oran, ölçü ve iyilik niteliklerinin birleşimidir. Öğretmen ve öğrencilerin hayatının büyük bir kısmının geçtiği eğitim mekanlarının uyum, oran ve düzende olması, yani estetik olması insan eliyle tabiata yapılan güzel bir ilave demektir. Eğitim ve öğretimin verimli hale gelmesi demektir. Bu doğrultuda okul ve sınıf tasarımı ne kadar güzel olursa öğrencinin elde edeceği öğrenme sonuçları da o kadar güzel olacaktır. Bu nedenle okul binaları bir sanat eseri olarak nitelendirilerek verimli bir eğitim sağlayacak, öğrencilere zevk verecek ve kendilerini güvende hissedecekleri şekilde tasarlanmalıdır.

    İlahi öğretide doğruların ve güzelliklerin kişisel olarak benimsenip yaşanması yeterli görülmez. Başkalarına da bu güzellikler, güzel bir şekilde takdim edilmelidir. Güzel ile iyi, işe yarama ile zevk verme birbirinden bağımsız değerler değildir. Figür sanatından başka bir şey bilmeyen insanlığa Müslüman sanatçılar soyut sanatı öğretmiş ve dantel gibi süslemeleri keşfederek batılıların hayran kaldıkları Elhamra’yı meydana getirmişlerdir. İslam sanatının temel gayesi, görünenin arkasındaki görünmeyene ulaşmak, pratikteki gayesi ise dünyayı ve hayatı güzelleştirmektir. İslam’ın ilme ve eğitime verdiği önem medrese mimarisini, kitap ve hat sanatını geliştirmiştir. Geçmişimiz mimari sanatta, ilim binalarının mimarisine verdiği önem konusunda bu derece zengin iken eğitim mekanlarımız neden taş yığınlarından ibaret hale gelmiştir.

    Öğrenciler için güzel görünümlü bir okul binası, bahçesi ve sınıf, onların bir ortam içerisinde istekli, zevkli ve mutlu bir şekilde bulunmalarını sağlar. Çünkü güzellik duygusu insanların zevk alarak bir ortamı ya da mekanı paylaşmalarına yardımcı olur. Öğrencilerin yaşadıkları çevre, eğitim gördükleri mekanın estetiği, kültürel olarak çağrıştırdığı olgular kişilik gelişiminde önemli rolü vardır. Bu nedenle yeni okul binalarında tekdüzelikten kaçınılarak, bina cephelerinde hareketli, estetik, Anadolu medeniyetlerinin mimari unsurlarının bulunmasına özen gösterilmelidir. Binalar birer kültür yansıması olduğu için öğrencilerin milli değerlerinin, vatan ve millet sevgisinin farkına varabilecekleri, çevre bilincine sahip olacakları binalarda eğitim-öğretim görmelerini hedeflemek gerekir.

    İçinde yaşanılan mekanın temizliği insanın iç dünyasının bir göstergesi olarak düşünülür. Sağlıklı olmak bakımından da sınıfta yerlerin, duvarların, pencerelerin, sıra ve masaların ve diğer eşyaların temizliğinin düzenli olarak yapılması gereklidir. Temiz bir ortamda yaşama bilinci kazanan öğrenciler bunu tüm hayatlarına uygulayacaktır. Ayrıca okulun binasında ve sınıfta yer alan eşyaların uyumlu olması ve amaçlarına uygun bir şekilde sıralanması gereklidir. Özenli bir şekilde düzenlenmiş bir sınıf, öğrenciyi psikolojik yönden olumlu etkiler. Öğrencinin, sınıf düzenine ilişkin görüşlerinin alınması onun seçici bir kişilik kazanma bilinci geliştirmesine de katkıda bulunacaktır. Öğrenciler fizikî mekanın düzenlenmesinde sorumluluk almaktan mutluluk duyarak eğitim yaşamına dönük algı ve beklentilerini de olumlu yönde geliştirirler. Sınıfın görünümünde güzellik ve uyum, öğrencinin motivasyon ve enerjisini artırarak başarı seviyelerini yükseltecektir.

    Okul binalarının tasarımında dikkate alınması gerekli bazı özellikler: fizikî tasarım, seyirlik faktörler, kulağa hitap eden faktörler, dokunma, ısı, ışık, renk, tat ve koku olarak sıralanabilir. Sınıf estetiğini, eşyaların uyumu, renk, temizlik, simetri, yerleşim şekilleri oluşturur. Okul mekanlarının düzenlenmesinde ışığın yoğunluğu ve kalitesi önemlidir. Öğrenme-öğretme ortamlarında gereğinden çok ve az aydınlanma, gözü yorarak ilginin dağılıp zihnin gevşemesine neden olmaktadır. Okullarda mümkün olduğunca gün ışığından yararlanılmalı, aydınlatma araçları kullanmak gerektiğinde ise sağlıklı aydınlatma sağlayan tam-spektrumlu floresan lambalar kullanılmalıdır.

    Sınıftaki sıcaklık oranı da öğrencilerin verimini, dikkatlerini ve konforunu etkilemektedir. Düşük sıcaklıklar insanların el becerilerini etkilerken, yüksek sıcaklıklar da uyarılma seviyesini düşürerek stres düzeylerini de yükseltmektedir. Öğrenciler üzerinde olumsuz bir etki de ortamın havasız olmasıdır. Araştırmalara göre, okul binaları içindeki hava kalitesi öğrencilerin dikkatini verme yeteneğini etkilemektedir.

    Renkler, fiziki ortamlarda estetik görünümü oluşturan bileşenlerden biri olarak eğitimde verimliliği, çocukların duygularını ve başarı düzeylerini etkileyen bir faktördür. Ayrıca renklerin insan duygularına etkisi yüksektir. Bir denizin, bir ormanın ya da bir çiçeğin rengiyle insan mutlu olur. Renklerin, insanları harekete geçiren, heyecanlandıran, sakinleştiren, üşüten veya ısıtan, rahatsızlık veya memnuniyet verebilen özelliği bulunmaktadır. Bu nedenle mekanların, özellikle okul ortamlarının renk seçiminde özenli olunmalıdır. Renkler öncelikle sıcak ve soğuk renkler olarak gruplanmıştır. Sıcak renkler: Kızıl alt tabanlı renklerdir. Soğuk renkler: Beyaz, mavi, siyah, buz mavisi alt tabanlı renklerdir. Renklerin tonları değiştikçe sıcaklık ve soğuklukları da değişir. Örneğin kahverengi, ne kadar kızıllaşırsa o kadar sıcak; ne kadar koyulaşır ve siyaha yaklaşırsa o kadar soğuk bir renk olur. Pembe, kızıl alt tabanlı olduğundan sıcak renktir. Yine açık yeşil daha mutedil bir renk olduğundan, sıcak gruba girer. Mavi, soğuk alt tabanlı bir renktir. Evlerimizdeki musluklarda sıcak suyun kırmızı, soğuk suyun ise mavi işaret olması bu yüzdendir.

    Renklerin dilini şu şekilde izah edebiliriz: Beyaz, yenilik, güvenirlik, umut, saflık, masumiyet, asalet, yalınlık duygusu verir. Kırmızı, hareketlilik, canlılık, hırs, kararlılık, tehlike, cesareti ve acil durumu temsil eder. Mavi, kurtarıcılığı, sakinleştiriciliğin, huzurun, profesyonelliğin, barışın, hijyenin, iletişimin ve verimliliğin rengidir. Gri, denge, tarafsızlık, hareketsizlik, sakinlik, güvenlik, otorite duygusu verir. Sarı, dikkati, bolluğu, teşvik etmeyi, açıklık, samimiyet, iyimserlik, neşe ve arkadaşlığı temsil eder. Yeşil, sakinlik, huzur güvence, barış, sağlık, büyümenin, iyileşmenin, paranın, çevreciliğin, kibarlığın, farkındalığın, inancın, dengenin, eşitliğin ve refahın sembolüdür. Lacivert, bağlılığı, güveni, otoriteyi, kendine güveni, kontrolü, sorumluluğu, başarı ve düzeni temsil eder. Mor, özgünlük, saygınlık, bilgelik ve itibarın rengidir. Pembe, sakinliği, saygıyı, kız çocuğu, iddialı olma, özen ve duyarlılığı temsil eder. Siyah, ağırlık, güç, tutku, hırs, hüzün, matemi temsil eder.

    Okullarda kırmızı, sarı ve portakal rengi öğrencide uyarıcı etki yaparak hareketliliği arttırır. Ortamda güven aşılanmak isteniyorsa daha çok mavi, yeşil gibi renkler kullanılmalıdır. Bu renkler ayrıca rahatlamayı sağlar. Kütüphane, lavabo, koridor ve kafeterya gibi yerlerde bazı soğuk renklerin kullanılması yine rahatlatıcı etkileri nedeniyle yararlı olacaktır. Kreşlerin, anaokullarının çok karışık renklerde olması sevimli görünse de çocukların duygularına yansıması açısından tercih edilmemesi daha uygun olur. Fazla renkli bir ortam, zaten hareketli döneminde olan çocuğun mevcut hareketliliğine, daha da hareket katacaktır. Bu durum çocukta hiper aktif eğilimlerin doğmasına yol açabilecektir. Çocukların evde kendi odalarının renkleri; kıyafetlerinde, kullandıkları araç gereçlerde bile renklerin seçimi önemlidir. Mesela çocuk az uyuyorsa yatak örtüsünde, odasında, yastığında mavi tonlar olmalı; eğer çok uykuya meyilli ise, yataktan pek çıkmak istemiyorsa daha turuncu ve sıcak renkler tercih edilmelidir.

    Eğitimin fiziksel mekanlarında var olan tüm güzellikler, içinde bulunan bireylere de yansıyacağı için bu mekanların mimari yapısından ışığına ve rengine değin itina ile oluşturulması bu mekanlarda güzel insanlar yetişmesine katkı sağlayacaktır.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Yusuf Alp dedi ki:

      Hepsinden önemlisi milli müfredat sınıf geçme sisteminin düzeltilmesi ama en önemlisi öğretmenlerin motivasyon edilmesi gerek mekana dair tespitler doğru ama öncesinde bunlar yapılmalı ki yerini bulsun teklifleriniz. Kaleminize sağlık

      1. Nurcan dedi ki:

        Teşekkür ediyorum

    2. Raziye Kara dedi ki:

      Emeğinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş umutlarımızı barındıran..

      1. Nurcan dedi ki:

        Teşekkür ederim.