1980 yılında Antalya’da doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi memleketimde tamamladıktan sonra, 1998 yılında Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazanarak yükseköğrenimime başladım. Lisans eğitimimin ardından yüksek lisansımı Balıkesir Üniversitesi bünyesinde tamamladım. Meslek hayatıma çeşitli eğitim kurumlarında Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak başladım; bu süreçte on iki yıl boyunca farklı kurumlarda görev yaparak önemli deneyimler edindim. Edebiyata olan ilgim doğrultusunda çeşitli dergilerde şiir, hikâye ve edebiyat üzerine yazılar kaleme aldım. 2013 yılında Millî Eğitim Bakanlığı kadrosunda öğretmenlik görevine başladım. O tarihten bu yana ortaöğretim kurumlarında Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak görevimi sürdürmekteyim. Evli ve üç çocuk annesiyim. Yazı ve düşünce dünyasındaki yolculuğuma, edebiyatın dönüştürücü gücüne inanarak üretmeye, öğrenmeye ve paylaşmaya devam ediyorum.
Bazı kokular vardır; sandıklardaki naftalin misali insanın ömrüne siner de yıllar geçse aklımızdan çıkmaz. Bir akşamüstü rehaveti gibi çöker omzumuza, çocukluk hatırası gibi ilişir anıları kalbimize. Kapısı yeni açılmış evin sıcaklığı, soba başında biriken sessizlik, uzak bir dostun ansızın hatıraya...
Çocukluğumun ilk bayramlarında, evler en tatlı, en telaşlı hâline bürünürdü. Daha güneş göğün ucuna ilişmeden uyanırdık; evin içinde ince, neşeli bir koşuşturma başlardı. Ütü kokusuyla sabun kokusu birleşmiş bayramlıklarımız aceleyle giyilirdi. Küçücük ellerimiz büyüklerin ellerine uzanır, alınlarımıza şefkat dolu öpücükler...
Toprak, bağrına düşen her taneyi aynı iştahla kabul etmez. Bazı tohumlar rüzgârın keyfiyle savrulur, neşeyle çiçek açar ve ilk fırtınada arkalarında hiçbir iz bırakmadan solup giderler. Onların hikâyesi kolaydır; derinleşmeye vakit bulamadan parıldayan bir hevesten ibarettirler. Bir de kaya çatlaklarında,...
Bazen bir kitap, yıllarca gözümüzün önünde durur da görünmez bize. Kitaplığın en tanıdık köşesinde, nice kez bakıp geçtiğimiz rafın tam ortasında sessizce bekler. Sırtındaki harfler solmaya yüz tutmuş, kapağının üstüne yılların tozu ince bulut gibi çökmüştür. O ise bütün o...
Tevfik İleri, eğitimi kendi döneminin sınırlarına hapsedilmiş bir alan olarak görmeyen; bugünü anlamlandıran ve eğitim hareketini yarının inşasında bir maarif yürüyüşü şeklinde kavrayan müstesna bir fikir ve aksiyon insanıdır. Onun eğitime ve maarife dair sorumluluk bilinci, üniversite yıllarında özellikle ikinci...