Ankara’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamladı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümünden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Eğitim Bilimler Enstitüsünde, Eğitim Yönetimi, Planlaması ve Teftişi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. 1995-2005 döneminde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenlik yaptı. 2005-2010 döneminde Belçika’da Türkçe ve Türk Kültürü Dersleri Öğretmenliğinde bulundu. 2013 yılında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde akademisyen olarak görev yapmaya başladı. Halen Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde göreve devam etmektedir. Çalışma alanları, eğitim yönetimi, eğitim felsefesi ve eğitim politikasıdır.
Dünyada egemen olan medeniyet türü, Batı Avrupa-Kuzey-Amerika eksenli din-dışı-yeni çağ medeniyetinin gide gele kazanmış olduğu küresel (kürevî) suret tam anlamıyla teknolojik ve kapitalist bir hegemonya ile insanı, tabiatı ve toplumu “kendi” olmaktan çıkarıyor, insanı insandışılaştırırken tabiatı araçsallaştırarak doğasından bağımsızlaştırıyor, insanların...
İhtiyacımız olan şey, “insanî” bir eğitimdir. “Biz”e, medeniyet iddiamıza yaraşan budur. Bu yüce bir ülkü ve ahlakî bir gayedir. Bunu hakedebilmek köklü, bütüncül bir dönüşümü gerektirmektedir elbette. Bununla birlikte eğitim sahasında yaşamakta olduğumuz can yakıcı sorunların çözümüne yönelik olarak en...
Bir oyun mu? Kurmaca mı? Aldatmaca mı? Kendini kandırmaca mı? Bilinmez, ancak pek çok sahada olduğu gibi eğitimde de hijyenik bir titizlikle kaçındığımız bir “kuyu” var orta yerde duran. Ve “ortada kuyu var yandan geç” naraları duyulmaksızın bile cümbür cemaat...
Bir alandaki düzenlemenin ve buna dayalı uygulamanın nasıl olacağına ilişkin öneriler getirmeden evvel temel ilkeleri belirlemek zorunluluktur. Aksi takdirde kendi içinde tutarsız politikalar kaçınılmaz olacaktır. Burada en önemli ilke tutarlılıktır. Öğretmen yetiştirme düzenimiz “kendimiz” ile tutarlı olmalıdır her şeyden önce....
Öğretmen Meslek Kanunu nihayet yasalaştı. Evvelce söylediğimiz üzere hem öğretmenliğin bir meslek kanununa sahip olması hem de bakanlık bünyesinde bir milli eğitim akademisinin kurulması çok eski zamanlardan beri eğitimciler ve akademisyenler tarafından dile getirilen hususlardı. Dolayısıyla bu sevindirici bir gelişmedir....
Herkes eğitimin bir tarafından tutmuş çekiştirip duruyor. Çokluk formal eğitimin modern okulda aldığı kisvenin icad olunduğu dönemlerdeki kadar önemli, güçlü ve etkili olduğu zannediliyor. Okul, Batıda geleneksel mirasa isyanın ideolojik bir aygıtı olarak kilise kadar güçlü bir şekilde girmişti toplumların...
Küreselcilik, günümüz dünyasının en etkili ideolojisi ve sistemi olarak egemenliğini giderek daha da sağlamlaştırmaktadır. Bu tahkim sürecinin temel nedeni küreselciliğin, tevarüs ettiği maddi ve manevi kültürün kaynağını teşkil eden aydınlanma ve modernleşme projesinin “başarı”sı olsa da asıl neden rakipsizliğidir. Bu rakipsizlik, aynı...
Bakanlığın bir akademi kurması oldukça doğal, gerekli ve yıllardır konuşulan ancak adım atılamayan önemli bir husustur. Bununla birlikte taslağın öngördüğü yeni öğretmen yetiştirme düzeni çok önemli bazı soruları akla getirmektedir; öyle ise eğitim fakülteleri niye var? Dahası var olmaya devam...
Günümüzde yalnız eğitimde değil her alanda yegâne mücadele odağı küreselcilikten başkaca bir şey değildir, olmamalıdır. Küreselcilik gibi bir tür şemsiye kavramla adlandırdığımız bu düzen hayatın her alanında kendine özgü, köksüz, gayritabii, pek insan-dışı, gelenekten, değerden alabildiğine bağımsız ve meymenetsiz ideolojisini...
Eğitim meselesinde yıllardır içinden çıkılamayan bir kuyu da öğretmen yetiştirme konusudur. Son dönemlerde öğretmen atamalarındaki sınav ve mülakat uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen yetiştirmeyi de uhdesine almak üzere öğretmen akademisi kurma girişimleri ve eğitim fakültelerinin gereksiz hale geldiğine ilişkin dedikodular...
“Eğitimdeki bitmeyen buhranın çaresi müfredatın değişmesi midir?” sorusu görmezden gelinemeyecek bir sorudur. Öncelikle belirtmek gerek ki son yapılan müfredat değişimi beklentilere uygun şekilde, ne çare ki küresel yönelimleri bütünüyle yansıtan ve bu yüzden teknik açıdan oldukça yerinde, uluslararası kuruluşların çizdikleri...
Güya standartlaştırılmış testler ilkin Eski Çin’de kullanılmış neredeyse 2 bin yıl önce. İngilizler, Çin’de çeşitli yerleri kolonileştirdiklerinde oradan öğrenmişler ve Avrupa’ya ithal etmişler bu sınav ve test fikrini (Sömürgeciliğin böyle faydaları varmış demek). Yekten saçma olduğu açık ve seçik olsa...
Türkiye Yazarlar Birliği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Yunus Emre Enstitüsü’nün işbirliği ile geçtiğimiz yıl Ankara’da “Yunus Emre ve Türkçe Yılı Münasebetiyle Türkçe Şûrası” düzenlenmişti. Bu konuda daha önce “Türkçe eğitemiyoruz çünkü Türkçe konuşamıyoruz” başlıklı...
Yaratılış efsanelerinden bir kısmını ele alıp eğitim bağlamında üzerlerinde düşünmeye çalışmıştık. Bunlardan ikisi modern zamanlara aittir. Tolkien’in büyük eseri Silmarillion, 20.yy’da kaleme alınmış olsa da bütünüyle geleneksel devirlere ait bir irfanın anlatımıdır. Modern zamanlara ait diğer yaratılış efsanesi ise sadece...
Tolkien’in büyük eseri Yüzüklerin Efendisi dünyasının “yaratılış kitabı” Silmarillion’daki yaratılış anlatımından bahsetmiştik. Eru, yani “Tek Olan” düşüncesinden “kutsal olanları” yaratmış, her birine farklı kabiliyetler vermişti. Onlara verdiği tema zemininde bir Ulu Müzik inşa etmelerini istemiş böylece yaratılış başlamıştı. Kutsal Olanların...
John Ronald Reuel Tolkien, 1892-1973 yılları arasında yaşamış büyük İngiliz yazar, şair, filolog ve akademisyen. J.R.R. Tolkien’i, malum olduğu üzere, dünyada en çok okunan kitap sayılan “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesinden tanıyoruz ve muhtemelen daha çok da bu kitaplardan yola çıkılarak yapılan...
Kuzey halkları, günümüz Norveç, İsveç ve Danimarka toplumlarının ataları, Vikingler esasen uzak Asya halklarıyla akrabadırlar. Bu yüzden geleneksel kültürlerinde oldukça önemli benzerlikler vardır. Bunlardan belki de en ilginci Odin’dir. Teoman Duralı hocanın, David K. Faux’tan aktardığına göre Hunların Avrupayı fetheden...
Aborijin olarak adlandırılan halkların inanışlarına göre yaratılış “tjukurrpa” dedikleri “rüya zamanı”nda meydana gelmiştir. Rüya Zamanı öykülerinde dünyanın ve insanın ortaya çıkışı nesilden nesile anlatılarak aktarılmış ve yaşatılmıştır. Bunun kutsal bir gayesi vardır. Aborijinler dünyanın bir ucundaki devasa bir kıtada, Batılı...
Büyüsü kaybedilmiş mekanik bir dünyanın bağlıları için mitler değersiz anlatımlardır. Bizzat kendi ataları bu anlatımları binlerce yıl evvelden başlamak üzere uzun devirler boyunca yaşatmış olsa da değersiz görülürler. Neyse ki Mircae Eliade ilginç bir tespit yapar Mitlerin Özellikleri adlı kitabında;...
Yakın zamanda TRT 2’de yayınlanan ve rahmetli Teoman Duralı Hocaya ithaf edilen “Kökler” belgeseli tarifsiz anlamlı bir şey yapmış, bir unutuşu bize hatırlatmıştı. Bin yıllar boyunca sözlü gelenekte aktarılagelen ve böylece bir milleti inşa eden efsaneleri, destanları yani kökleri gündeme...
Maya uygarlığı, Milattan Önce 1000’lerden itibaren tarih sahnesinde yerini almış, sonradan Amerika diye adlandırılan kıtanın orta bölgesinde yüksek bir seviyeye ulaşmış geleneksel uygarlıklardan biridir. Matematik, mühendislik ve astronomide önemli bir seviyeye ulaşan Maya uygarlığı kuraklık gibi çeşitli nedenlerle giderek zayıflamış,...
Daha önce de belirttiğimiz üzere insanlığın yeryüzündeki serüveni boyunca ne yapıp ettiğini, ne düşündüğünü ve ne söylediğini, neye inandığını bilmek bizim için ahlakî bir sorumluluktur, dahası bir ödevdir. Bu bağlamda yaratılış efsaneleri olarak adlandırılan anlatımları bilmek, öğrenmek ve öğretmek durumundayız....