Kavâid-i Edebiyye adlı sadece bir forması basılabilmiş eserinde Âkif’in bir edebiyat öğretmeni olarak önem verdiği konuları ve bu konulara yaklaşımını açıkça görebiliriz. Ne yazık ki basımı yarım kalmış bu eserin ikinci ve sonraki formaları basılamamıştır. Eseri, ilk formadaki gidişata uygun yazılarını bir araya getirerek yayına hazırlamıştık.[4]
Kavâid-i Edebiyyeʼnin tekmil edilmiş bu basımında ilk bölümü edebi eserlerde plan, icad, mevzu, muhayyileyi işletmek, ahenk, inşad, tasvir, teşbih, “intikad” ve “tenkit” farkı gibi konular teşkil etmiş; ikinci bölümünde – Âkif’in en çok önem verdiği maarif meselelerinden olan- dil (lisan) konuları ele alınmıştır: “Dilin tasfiyesi”, “maarif lisanı”, “lisan dersleri”, “mekteplerde Fransızca”, “Ameli İlmihal” adlı bir ders kitabının öne çıkan özellikleri, Arapçadan Türkçeye üç lügat kitabı gibi aslında bugün de önemini koruyan konuları işlediği yazıları bu bölümde toplanmıştır. Üçüncü bölümde ise Arap, Acem, Batı ve Türk Edebiyatı metinleri, şair ve yazarları üzerinde durduğu yazıları bir araya getirilmiştir.
“Lisanın tasfiyesi” başlıklı makalesine sade lisan kullanmanın önemi üzerinde durmuştur. “Maarif Lisanı” başlıklı makalesinde dil eğitimi alanında zamanın Maarif Nezaretine düşen görevleri hatırlatmış, Ameli İlmihalʼi tanıtırken ise din eğitimi konusunda örnek bir metnin nasıl olması gerektiğine işaret etmiştir. üç önemli lügatten söz ettiği yazısında ise sözlük kullanmanın önemini vurgulamıştır.
Âkif’in Çocuklarının Eğitimine Verdiği Önem
Nurettin Topçuʼnun, -son derece saygı duyduğu- Âkif’e yönelttiği nadir eleştirilerden birkaçı “Çocuklarının eğitimini ihmal ettiği” ve “Darülfünundaki derslerine genellikle girmediği” yönündedir. Hemen görüleceği üzere bu eleştiriler eğitim alanıyla ilgilidir. Topçu bu eleştirileri Mehmet Âkif (1. bs., 1970) adlı eserinde zikretmemişse de sohbetlerinde dile getirmiştir.[5] Fakat bu hususlardan ilkini tahkik etmek istediğimizde dostlarına yazdığı mektuplara bakabiliriz. Bu mektupları okuduğumuzda ailesiyle, çocuklarıyla son derece ilgili bir Âkif karşımızda çıkmaktadır. İkinci husus ise Ömer Hakan Özalpʼın yayına hazırlayıp 2014 yılında bastırdığı Osmanlı Edebiyatı Ders Notları adlı esere baktığımızda açıklığa kavuşmaktadır. Bu notlar, derslerde tutulduğuna göre Âkif’in derslerini ihmal etmediği kanaatine varabiliriz.
Âkif’in bilhassa Fuad Şemsi [İnan] adlı dostuna yazdığı mektuplarda, İstanbulʼda bırakarak Mısırʼa gittiği için okul çağındaki oğlu Mehmet Eminʼle ilgili çokça tavsiyesine rastlanır. Zaten çok geçmeden eşini ve oğullarını da Mısırʼa aldırmış ve orada eğitimleriyle (buna beden eğitimi de dâhildir) bizzat ilgilenmiştir. Mektupları bu hususa yeterince tanıklık etmektedir.[6]
Talebelerinden Hafız Asım Şakir Görenʼe yazdığı mektuplarda ise onu hemen her fırsatta yabancı dil öğrenmeye teşvik etmekte[7], Arapça ve Farsçasını kuvvetlendirebilmesi için bazı dil öğrenme açısından bazı ince noktalara dikkatini çekmektedir.[8]
Daha geniş bir çalışma yapacağımız için burada sadece önemli noktalarına işaret ettiğimiz Âkif’in eğitim tavsiyeleri son derece dikkat çekici ayrıntılar ihtiva eder.
Safahat Âkif’in hemen her konuda görüşlerini bulabileceğimiz bir eseridir. Dolayısıyla onun eğitim/maarif konulu görüşlerini araştırmak isteyenler -haklı olarak- öncelikle bu eserine başvurmuşlardır. Oysa Âkif üzerine yeni ve farklı yayınlar gittikçe artmakta ve bazı keşifler vuku bulmaktadır. Safahatʼa ek olarak Âkif’e ait bazı yeni metinler gün ışığına çıkartılıp çeviriyazı ve tıpkıbasımlar hâlinde yayına hazırlanmakta, dostlarına, talebelerine ve aile fertlerine yazdığı yeni mektuplar da ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla konuyu bu yeni malzeme ışığında incelemek artık zaruridir.
Yeni malzemeye baktığımızda öncelikle Âkif’in eğitim konusundaki hassasiyeti göze çarpmaktadır. O dil eğitimine son derece önem vermektedir. Hem Türkçeyi doğru ve fasih kullanma, hem Arapça ve Farsça ve hem de Batı dillerini öğrenme konusunda dikkat ekici tavsiyelerde bulunmaktadır. Sadece dil eğitimine değil, din ve beden eğitimine de büyük önem verdiği görülmektedir. Eğitim konusunu, bilhassa Sırât-ı Müstakîm dergisindeki yazılarıyla hem ilim erbabı hem de zamanın Maarif Nezareti nezdinde ele alıp değerlendirmiştir.
Âkif’in mektupları da eğitim alanındaki hassasiyetinin tanıklarındandır. Ders kitapları hazırlamış olması, derslerinde bir öğrencisinin tuttuğu defterin bulunarak günümüzde kitap olarak basılması da onun eğitim alanına yaptığı katkıları yeterince tebellür ettirmektedir. Yakın bir zamanda “keşf”edilen Zeytin Ağacı adlı bir ders kitabı ise Âkif’in eğitim alanında bizlere miras olarak bıraktığı daha birçok çalışması olabileceği müjdesini zımnen veren bir ders kitabıdır.

[1] M. Âkif – M. Çilingiryan, Zeytin Ağacı, çeviriyazı: Selma Günaydın-Yusuf Turan Günaydın, Zeytinburnu Bld. Yayını, İstanbul 2020.Hakkındaki ilk yazı için bk. Ali Birinci – Yusuf Turan Günaydın, “Mehmed Âkif’in “Zeytin Ağacı”, Dergâh, C. XXVIII, Mayıs 2017, S. 327, s. 24-26. Diğer bir yazı: Doğan Hızlan, “Zeytini Ne Kadar Tanıyorsunuz?”, Hürriyet Kitap Sanat, Yıl: V, 19 Şubat 2021, S. 212, s. 3 [Zeytin Ağacı hk.].
[2] Mehmed Akif, Osmanlı Edebiyatı Ders Notları yay. haz. Ömer Hakan Özalp, Bağcılar Bld. Yayını, İstanbul 2014.
[3] Ayrıntılar için bk., Yusuf Turan Günaydın, “Mehmed Âkif’in Dârülfünûn Ders Kitapları Arasında Basılan Eseri: Kavâ‘id-i Edebiyye”, Diyanet İlmi Dergi, C. XLVII, Ekim-Aralık 2011, S. 4, s. 129-157 [tıpkıbasım ile]; Mehmet Âkif Ersoy (DİB.), 2013, s. 169-199 [tıpkıbasımla birlikte].
[4] Mehmet Âkif, Kavâid-i Edebiyye: Edebiyat, Dil ve Eğitim Yazıları / Basımı Yarım Kalmış Bir Eseri Tekmil Çalışması, haz. Yusuf Turan Günaydın, Büyüyenay Y., 1. bs., İstanbul 2016, 141 s. Eserin hazırladığımız aşamada basılacağından haberdar olan merhum M. Asım Gültekin konuyu okuyucusuyla paylaşmıştı: M. Asım Gültekin, “Mehmet Akif’in Kavâid-i Edebiyye’si İkmal Ediliyor!”, Hece, Yıl: XX, Mayıs 2014, S. 233, s. 126-127.
[5] Bu şifahi bilgiyi, sohbetlerine sıkça katılmış bulunan Ali Birinci Hoca’dan defalarca duyduk.
[6] Âkif, Mektuplar, haz. Yusuf Turan Günaydın, Atlas Yayınları, 2. bs., İstanbul 2016, s. 95-114.
[7] Âkif, Mektuplar, s. 130-132, 136, 139.
[8] Âkif, Mektuplar, s. 137.