Osmanlı tarihçisi, 1981'de Trabzon'da doğdu. Türkiye'de etno-müzikoloji ve tarih eğitimi altıktan sonra Honour Derecesini Cape Town Üniversitesinde Afrika tarihi üzerine Profesör Nigel Worden'la tamamladı. Aynı üniversitenin Din Bilimleri Bölümünde 'Osmanlı Alimi Ebubekir Efendi'nin Ümit Burnu'ndaki faaliyetleri hususunda kaleme aldığı çalışmasıyla 2013 yılında yüksek lisans eğitimini tamamladı. İslâm ve Yahudilikteki marjinal inançlar üzerine kaleme aldığı doktora tezini 2017 yılında Cape Town Üniversitesinin İbrani Dili ve Edebiyatı bölümünde bitirdi. İsrail, Pakistan, İran, Türkiye ve başta Güney Afrika olmak üzere tüm Afrika ülkelerinde araştırmalarda bulundu. Tarih çalışmalarına Cape Town'da devam etmekte olup Osmanlı Afrika ilişkileri üzerine birçok İngilizce, Fransızca, Afrikaansça, Türkçe ve Osmanlıca çeviri çalışmaları bulunmaktadır
Tarafɪmɪzdan hazɪrlanan ve 2022 tarihinde TC. Dɪşişleri Bakanlɪğɪna sunulan Afrika Diplomasi Projesi Haritasɪ
Bugün Afrika tarihine baktığımızda, Osmanlı Hilafeti ile yerel Müslüman topluluklar arasındaki kayda değer birçok hikaye unutulmuştur. Ancak İstanbul’da Türk Arşivleri’nde ve Afrika ülkelerinin muhtelif arşivlerinde unutulmuş fotoğraf ve belgeler belki bu anıların bir kısmını geri getirebilir. Nitekim Türkiye ile Güney Afrika arasındaki çok sayıda yazışma, Osmanlı Hilafeti ile Güney Afrika Müslüman Cemaati arasındaki söz konusu ilişkileri yüz yıldan daha kısa bir süre önce delilleriyle ortaya koymaktadır. Bu tarihi materyaller bize İstanbul ile dünyanın ucundaki bir toplum arasında var olan olağanüstü bir dayanışmayı hatırlatıyor. Mesela İslam dünyasında ayrı bir yeri olan 11 ayın Sultanı Ramazan asırlardır kendine özgü gelenek ve yaşayışlarıyla Afrika’ya her senede hayat vermeye devam ediyor. Nijerya’da veya Güney Afrika gibi eski sömürge geçmişi olan ülkelerde ayrı bir güzel yaşanan Ramazan, Mısır veya Etiyopya gibi İslamla çok eski tanışan coğrafyalarda daha başka yaşanmaktadır. Sömürgecilerden kurtulduktan sonra yeni yeni açılan Afrika arşivlerinde Osmanlı Devleti’nin Ramazan aylarında Afrika Müslümanlarına Kuran-ı Kerim dağıtıp iftar sofraları kurduğunu görüyoruz.[i]
Hakikaten Güney Afrika’da Ebubekir Efendi, Zanzibar’da Emin Efendi, Mısır’da Sinan Efendi gibi Osmanlı alimleri Afrika ülkelerinde yerel Müslümanlara ders verirken, batılı sömürgeciler kıtada yaşayanları sömürüyordu. Bu nedenle kolonistler Afrika’yı Cape’den Kahire’ye kadar sömürmeye çalışırken, Osmanlı Türkleri Mısır’dan Güney Afrika’ya kadar cami ve okullar inşa ediyorlardı. Jomo Kenyatta’nın: “Misyonerler Afrika’ya ilk geldiklerinde onların İncil’i, bizim de toprağımız vardı. ‘Dua edelim’ dediler. Gözlerimizi kapattık. Gözlerimizi açtığımızda İncil bizde, topraklarımız onlardaydı” sözleri şu an Afrika’nın temel sualine bir cevaptır.[ii] Peki sömürgecilere karşı Osmanlı Uleması Afrika’da ne yapmıştı? Başka bir ifadeyle Sinan Efendi’nin Mısır’da, Ebubekir Efendi’nin Güney Afrika’da ne işleri vardı?
Güney Afrika’daki Osmanlı Mirasının İnşaası
16 Ocak 1863 tarihinde Türk İslam alimi Ebubekir Efendi Ümit Burnu’na ulaştı. Standard and Mail gazetesi, Hacı Ebubekir Efendi ile yeğeni Ömer Lütfi’nin İstanbul’dan Liverpool üzerinden Normandiya Gemisi’ne binerek Table Bay’e geldiklerini haber veriyordu. Erzurumlu Ebubekir Efendi, Cape Town’da Wale ve Bree Sokaklarının köşesinde bir İslami okul açtı ve kısa sürede 300’den fazla öğrenci topladı. Geride bıraktığı kendi şahsına münhasır kültür mirasından anlaşıldığına göre bir Türk islam alimi olarak, yerli Müslümanlara öğretmek için Cape Afrikaans dilini öğrenmişdi.
Tarihçi Davids’e göre Ebubekir Efendi, çok dilli bir alim olarak yeni dilleri kolaylıkla öğrenebiliyordu. Yerel halkla iletişim kurmak için İngilizce ve Afrikaans lisanɪnɪ öğrenmişti. Daha sonra Cape Müslümanları için Arapça-Afrikaan dilinde Beyanud’Din adlı bir ilmihal yazdı. Bu amaçla, Arapça’da olmayan Afrikaans fonemlerini temsil etmek için yeni Arapça aksan işaretleri yaratması gerekiyordu. Davids’, “Ebubekir Efendi, Afrikaans harflerini belirtmek için iki vokalizm yaratarak bunu zor bir şekilde de olsa çözmüştü. Ebubekir Efendi’nin cemaat tarafından konuşulan Afrikaans’ı yazmadaki zorluğunu hafifletmek için, Beyan al-Din’i yazmanın dikkate değer bir başarı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu kitabı yazarken bir yabancɪ olarak İngilizce ve Cape Muslim Afrikaans dillerini öğrendiği düşünüldüğünde bu çalɪşma daha da dikkat çekici hale geliyor. Ebubekir Efendi gerçekten de müstesna bir dilbilimciydi” demişti.
Ebubekir Efendi, Cape Town’da öldü ve 1880’de Tana Baru Mezarlığı’na gömüldü. Ebubekir Efendi’nin vefatından sonra bir başka Osmanlı fıkıh alimi Mahmud Fakih Efendi, Kuran-ı Kerim’den Mülk Suresini Arapça alfabesini kullanarak Afrikaancaya çevirmiştir. Profesör Mahmud Fakih Efendi, Castle Caddesi’ndeki okulunda öğrencilerine ders vermiş ve 1913 yılında 71 Wale Caddesi’nde vefat etmiştir. Bugün Cape Town’da Bo-kaap müzesi olarak geçen evinde Türk bayrağı asılıdır.
Güney Afrika’nın halen en çok okunan eski gazetelerinden Cape Argus, bundan 120 yıl önce Cape Town şehrinde Osmanlı Arapça Mektebinde Müderris Mahmud Fakih Efendi’nin Ramazan ayındaki bir etkinliğini kaydetmişti. Mahmut Efendi ölene kadar maaşınɪ İstanbul Hükümetinden almıştı.
Güney Afrika’nın halen en çok okunan eski gazetelerinden Cape Argus, bundan 120 yıl önce Cape Town şehrinde Osmanlı Arapça Mektebinde Müderris Mahmud Fakih Efendi’nin Ramazan ayındaki bir etkinliğini kaydetmişti. Mahmut Efendi ölene kadar maaşınɪ İstanbul Hükümetinden almıştı.
[i] Gençoğlu Halim. (2019). Güney afrika milli arşivlerinin osmanlı tarih yazıcılığı açısından önemi. Belleten 933–956. https://doi.org/10.37879/belleten.2019.933
[ii] Gençoğlu Halim. (2020). Türk arşiv kaynaklarında Türkiye – Afrika = Turkey – Africa in the turkish archival sources (1. baskı). SR Yayınevi.