(Dördüncü Bölüm)
Hizmet yılımdan dolayı müracaat edemedim diyen 28 katılımcının genel katılımcılara oranı %7 dir. Bu grubu da dâhil ederek yorumladığımızda;
“EVET” katkıda bulunacağını düşünüyorum diyen 33 katılımcı olup genel katılanlara göre oranı % 8,3 tür. Hizmet yılından dolayı müracaat edemeyenleri çıkardığımız da % 9 oranına ulaşılmaktadır.
“HAYIR” kariyerime katkıda bulunacağını düşünmüyorum diyenlerin sayısı 268 olup genel katılanlara göre oranı % 67,2’tür. Hizmet yılından dolayı müracaat edemeyenleri çıkardığımız da % 73,22 oranına ulaşılmaktadır.
“KISMEN” kariyerime katkıda bulunacağını düşünüyorum diyenlerin sayısı 69 olup genel katılanlara göre oranı % 17,3 tür.
“EVET” ve “KISMEN” diyenleri birlikte değerlendirdiğimizde; Kariyer basamakları eğitim programlarının ve sınavın, kariyerinize katkıda bulunduğunu/bulunacağını düşünenlerin sayısı 102 olup genel katılımcılara göre oranı %25,6 dır.
Anlaşılacağı üzere Kariyer basamakları eğitim programlarının ve sınavın, kariyerlerine katkıda bulunmayacağını düşünenlerin oranı oldukça yüksektir. Bu durum bir sonraki anket sorumuzdaki cevaplara ters düştüğü de görülmektedir. Kariyerine katkıda bulunmayacağını düşünen büyük bir çoğunluk hem yüksek bir oranda sınava gireceğini belirtirken hem de kariyerinden ziyade özlük haklarına katkı sunacağını düşünmesi üzerinde ayrı değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Az da olsa bazı katılımcıların bu eğitim programlarında görev alan akademisyenlerin ders anlatımlarında yeterli olmadıklarını ve bu programları ciddiye almadıkları yönünde fikir beyan etmeleri de bundan sonraki eğitim programlarında dikkate alınması açısından kayda değer olarak görülmelidir.
Hizmet yılı 21-30 yılı arasında olanların sadece % 75,85 i,
Hizmet yılı 30 yıldan fazla olanların sadece %68,20 si katkıda bulunmayacağına inanıyor. Kariyer basamaklarının kariyerlerine katkıda bulunacağına inanmayanların çok yüksek oranda kalması da ilginç olduğu kadar hizmet yılı yüksek olanların kariyerlerine katkı sağlayacağını yüksek oranda çıkması belki beklenen bir sonuç olabilir ama mesleğinin başında sayılabilecek öğretmenlerin de yaklaşık oranlarda çıkması üzerinde durulması gereken konulardan birisi olarak değerlendirilebilir.
Kariyer basamakları sınavına girecekseniz, sınava girmenizdeki amacınız nedir? Sorusuna 399 katılımcı anketimize katkı sağlamıştır. Buna göre;
Özlük haklarıma katkı sunacak olması yönünde 291 katılımcı katkı sunarken bu genel katılımın % 72,9 oranına karşılık gelmektedir.
Kendimi geliştirmeme katkı sunacak olması açısından sınava gireceğim diyenlerin 26 olup bu genel katılımın % 6,5 oranına karşılık gelmektedir.
Hizmet yılımdan dolayı müracaat edemedim diyen 45 katılımcı olurken bu genel katılımın % 11,3 oranına karşılık gelmektedir.
Diğer seçeneğini işaretleyenlerin sayısı 15 katılımcı olup bu genel katılımın % 3,8 oranına karşılık gelmektedir.
Statüye önem verdiğimden dolayı şeklinde cevap verenlerin sayısı 13 iken bu genel katılımın % 3,3 oranına karşılık gelmektedir.
Hizmet yılımdan dolayı müracaat edemedim diyen (45 katılımcı-% 11,3) kişileri karşılaştırmalardan çıkardığımızda (399 katılımcıdan 354 katılımcıya düştüğünde);
Özlük haklarıma katkı sunacak olması yönünde katkı sunanlar % 82,2 oranına karşılık geldiği,
Kendimi geliştirmeme katkı sunacak olması açısından sınava gireceğim diyenler % 7,3 oranına karşılık geldiği,
Diğer seçeneğini işaretleyenlerin % 4,2 oranına karşılık geldiği,
Statüye önem verdiğimden dolayı şeklinde cevap verenlerin ise % 3,6 oranına karşılık geldiği görülmektedir.
“Kendimi geliştirmeme katkı sunacak olması açısından sınava gireceğim” aslında Öğretmenlik Meslek Kanunu ve ilgili yönetmeliğin ulaşmak istediği amaçtır. Ulaşılmak istenen bu amaca katılımcıların sadece % 7,3 ki statüye önem veririm (% 3,6) diyenleri de buna dâhil ettiğimizde %10,9 gibi çok küçük bir oranla karşılaşmaktayız.
Bu veriler ışığında eğitim çalışanlarının tamamının kafasını ellerinin arasına alıp düşünmesi gereken ciddi bir problem olarak görülmelidir.
Tüm bu toplanan verilerin sonucunda;
Burada asıl düşünülmesi ve gerçekten eğitim adına tedbir alınması gereken konu öğretmenlerin niteliklerini artırmaktan ziyade özlük haklarının daha ön planda çıkmasıdır. Yetkililerin bir an önce Lisans mezunu olanlar arasında en az maaş alan öğretmenlerin bu problemlerinin bir an önce giderilmesidir. Zihni temiz ve geçim derdi ile uğraşmayan öğretmenlerin kendilerini eğitime verecekleri muhakkaktır.
Burada öğretmenlerimizin de özlük haklarının sürekli gündeme getirmelerinden ziyade nitelikli öğrenci yetiştirmelerinin temel görevleri olduklarını unutmamalıdırlar.
Sevgiyle kalın, sevgide kalın…